Server Tanelli Seti
10 Kitap
Server Tanilli, XXI. yüzyıla girerken, insanlığı nelerin beklediğini saptıyor.
Server Tanilli, XXI. yüzyıla girerken, insanlığı nelerin beklediğini, tarihsel özdekçi diyalektiğin özüne uygun olarak saptıyor. İnsanoğlu, XX. yüzyılda, önceki yüzyıldan devraldığı sorunları çözümlerken, kuşkusuz, kendisinden sonraki kuşaklara, birçok sorun da bırakıyor. Tarihin akışının bir gereğidir bu. Tanilli'ye göre, en önemli sorun, sanayi devrimiyle birlikte başlayan, ağır koşulları şimdi duyumsanmaya başlanan çevre kirlenmesidir. Çevrenin kirlenmesi, uygarlığımızın geleceğini tehlikeye sokmaktadır.
Server Tanilli, XXI. yüzyıla girerken, insanlığı nelerin beklediğini, tarihsel özdekçi diyalektiğin özüne uygun olarak saptıyor. İnsanoğlu, XX. yüzyılda, önceki yüzyıldan devraldığı sorunları çözümlerken kuşkusuz, kendisinden sonraki kuşaklara, birçok sorun da bırakıyor. Tarihin akışının bir gereğidir bu. Tanilli'ye göre, en önemli sorun, sanayi devrimiyle birlikte başlayan, ağır koşulları şimdi duyumsanmaya başlanan çevre kirlenmesidir. Çevrenin kirlenmesi, uygarlığımızın geleceğini tehlikeye sokmaktadır. Tanilli dostumuz, insanlığın karşı karşıya bulunduğu tehlike karşısında uyarılarını yaparken suçluyu da saptıyor: Sanayi burjuvazisinin aymazlığı. Dünyanın her ülkesinin yurttaşları, teknolojinin nimetlerinden yararlanırken, karşılaştıkları çevre sorunlarının farkına varmakta gecikiyorlar. Türkçemizi kirleten adıyla ''medya'' - bu terimi sevmiyorum, görsel iletişim araçları varken, neden medya? -insandan yana değil, domuzdan yana bir yayın siyasası güdüyor.
Server Tanilli, XXI. yüzyıla girerken, dünyayı bekleyen acıları sergilerken, Türkiye'nin ana sorunlarına da değiniyor. Türkiyeli insanlar, 20. yüzyılın ikinci çeyreğinde, görkemli bir atılımla, çöken imparatorluğun kuruluş topraklarında, önce tarihin en anlamlı ''Kurtuluş Savaşı''nı vermişler, utkularının ardından, toplumun yapısına en olumlu devrimi yaparak çağdaşlaşma yolunda onur verici bir atılımı gerçekleştirmişlerdir. Tanilli'nin soylu deyişiyle, ''Yıldızın parladığı anlardır' o anlar. Ona göre, ''Güneş'in batmayı bilmediği yıllardı'' o yıllar. Yazık ki, yıldızlar kaydı. Güneş, beklenmedik biçimde, balçıkla sıvandı. Tarihte, haksız barışlar haklı savaşlar vardır. Mustafa Kemal'in önderliğinde, Türkiyeli insanlar, haksız Sevr Barışı'nın belgesini yırtmışlar, onurlu bağımsızlık savaşını yapmışlardır. Haklı Kurtuluş Savaşı'yla, haklı Lozan Barışı'nı, emperyalistlere kabul ettirmişlerdir. Prof. Dr. Bülent Tanör'ün savladığı gibi, Kurtuluş Savaşı, haklıdır, ama ''halklı'' değildir. ''Halklı'' bir savaş, o savaşı veren halkın tarihsel ve toplumsal bilincinin ürünüdür. Tarihsel ve toplumsal bilinç, ''ulusal istenç''i ifade eder. Kurtuluş Savaşı, salt Mustafa Kemal'in tarihsel bilincini, bağımsızlık istencini yansıtıyor. Kendisiyle birlikte Samsun'a çıkan insanların bile, böyle bir bilinci ve istenci yoktur. Kurtuluş Savaşı'nda ve devrim sürecinde yaşanan olaylar, bu gerçeği açık seçik gösteriyor. Türkiyeli insanların tarihsel ve toplumsal bilinçleri ile ulusal istençleri, Kurtuluş Savaşı'nın yaratıcı öğeleri olsaydı, Türkiye, XX. yüzyılın ikinci yarısında, devrim yolunu tıkayarak ırkçı ve şeriatçı eğime kaymazdı.
Hepsi ve Daha Fazlasını Server Tanilli'nin Kitaplarında Bulacaksınız...
Ürün yok
Kargo
0,00 TL
Toplam
0,00 TL
Şu anda yeni ürün yok
Şu anda kampanya ürünü yok